yokluklarda,suskunluklarda kalan zamanlardan çıkageldim bir anlığına. kısa bir "merhaba" demek, merak eden dostlara "iyi olduğumu" bildirmek için... blogdaşlarım merhaba. dostlar merhaba... kaldığım yerden bir adım öteye gidemesem...
uzun bir aradan sonra tekrar buradayım. sık sık ziyaretlerim olacak blogdaşlara ve yürekten merhaba'larım...nerdeydim nasıldım nasıl geçti çok önemli değil artık. geldim ya :) önemli...
sade bir sonsuzluktayım.yürüyorum,yürüyorum...yürüdükçe sonsuzluk uzuyor, ben bir parça daha eriyorum....ta sonsuzluğa karışacak sevdanın bir kahramanıyım... !
Sana biriktirdiğim, o küçük ama sevdası kocaman yüreğimde sakladığım cümleleri döktüm satırlara. Sana söylenmemiş, dudaktan dökülmemiş, yüreğimde saklı kalan bazısı umutlu bazısı deniz dibine vuran...
Uzun bir zamandan sonra: ilk defa… Gelmeyişlerim kayboluşlarım uzun zaman aldı bu kez. Bazen karanlıklarda kayboldum bazen de gri hayaller içinde yitirdim kendimi. Çoğu zaman...
Bugün seni sorguladı zavallı… Ansızın “acaba o da benim gibi mi” deyiverdi kendi kendine. Nedensizdi ve aniden olmuştu bu soru. “Benim gibi mi?” Ne kadar...
Bir gün...Söz özüne ihanet etti... O gün...Yüreğime hüzün değdi, mutluluk adını verdiğim ne varsa kanat çırptı başka avuçlara. Sokağımdan dahi geçmeyen hüzün, mutluluklarımın yerini...
"Cümlelerimi senden arındırdıktan sonra yazacak ve söylenecek ne kaldı geriye.” Yazdıklarım, yazacaklarım seni anlattığında anlam buluyor ve seni anlatmak bu kadar güzellik saçıyorsa yüreğime, içinde...
“Sus pus oldu her yanVe karanlık!Korkma zamanı da değil ya nedir bu korkular."...Yapayalnız(ım) Korkuyorum şimdilerde ürkek bir çocuk yüreğini taşıyorum yine elimde olmadan. Nefes almalarım...
elveda derken 'de dinlediğim, beğendiğim bir şiir. bu güne hediye..Şiirsiz artık bütün Eylül’lerİçimde uzun bir sonbahar.Bahar gelsin, çiçekler açsın diye yüreğimBen affedemem ki seni…Seni ben,...
Ne söylenecek bir söz , ne de atabileceğim bir adım var. Laf çıkarmaz, adım attırmaz bir takatsızlık,her yan soğuk,her yan ayaza kesmiş... ...yokluğun bu kadar...
ve bundan sonraki adresimiz www.nazeninforum.com. sanal hayattaki yerini aldı. Kaliteli,huzurlu,sevgi ve saygıya dayalı bir ortam için... Elimizden gelenin en iyisini yapmak...
...Ve uzun zaman sonra; Kısa bir “Merhaba”Yaralarımız kabuk bağladıktan sonra eskisi kadar acıtmıyordu canımızı ama hiç acıtmadığı da söylenemezdi. Bazen elimizde olmadan kanatıyorduk bu yaraları...
Sen okuyacaksın diye şiir yazardımseninle güzeldi masallarımbilirimsağanak yağmurlar misali kesilecek ilhamlarımyanarım eriyen ümitlerimesolan güllerime yanarım bir mavi dünyam vardı dünyadan berisenden alırdı renginigittinve bir alem...
Vakit tamam seni terk ediyorum bütün alışkanlıklardan öteye. O kadar kolay değil bu cümleleri söyleyebilmek hele ki sana. Konuşma cümlelerini bile kuramıyorken yanında, bunu söyleyebilmek... Ama...
Koskoca bir yalnızlığa mahkûm ettim seni, oysa bunu yaparken kendimi de peşinden sürüklediğimi biliyordum. Yaşadıklarının aynısını yaşayacağımı, aynı havayı solur gibi aynı acıları paylaşacağımı biliyordum;...
Hep iyiliğini temenni ettiğim, mutluluğunu dilimden eksik etmediğim sana veda mektubudur bu. Bundan sonra senin için çalmayacak olan şarkıların son notası, okunmayacak şiirlerin son dizesi...
Ruhum azapta yokluğunla.Yokluğun birer birer saplamakta hançerlerini böğrüme ve her defa bir öncekinden daha da fazla acıtmakta...Ruhum yokluğunla kanamakta...yokluğun dayanılmaz işkenceleri hediye ederken,yaram daha da...
gözlerinin seyrine dalmayalı ne uzun vakitler olmuşne çokmuş meğerse,birbiri ardına gelen yıllar...yaram kabuk bağlamışta farkına varamamışım...ve şimdi uzun yılların ardından ilk kez gözlerinin seyrindeyim...öyle hayal...